22 Şubat 2011 Salı

MR BEAN

enjoy : eğlenmek
thougth : düşündü
what could he do? : ne yapabilirdi
often : sıklıkla
make : yapmak
put : koymak
important : önemli
trousers : pantolon
centre of town : şehir merkezinde
arrived : geldi
went inside : içeri girmek
wearing : giymek
met : tanıştı
meet : tanışmak
clothes : kıyafet
follow me : beni takip et
across : karşısında
pulled : çekti
away : uzakta
taking : alma
quickly : hızla
when : zaman
envelope : zarf
took : aldı
waited : bekledi
remembered : hatırladı
into : içerde
stood : kalktı
got : var
coins : madeni para
plate : tabak
a waiter : garson
tried : denemek
customer : müşteri
napkin : peçete
across : karşıdan
with : ile
moved : taşındı
he asked : diye sordu
a bottle of wine : bir şişe şarap
more: daha fazla
tries : çalışır
angrily : öfkeyle
 began : başlamak
flew : uçmak
carefully : dikkatlice
gave : verdi
what can I have : ne olabilir
round : yuvarlak
suddenly : aniden
right : sağ
strangely : garip
clever : akıllı becerikli
move : hareket etmek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder